Özel Günler ve Sosyal Medya Mesajları
Özel Günler ve Sosyal Medya Mesajları
Yazan:
Doç. Dr. Hüseyin GÜL
Dijitalleştik…
Değişti gelenek ve göreneklerimizin ritüellere ilişkin
sunumu, hitabı…
Peki ya şablonik ikon ve metinler? …
Neden diyemiyoruz: “Kendim yazabilmeliyim yakın çevreme
kalemimin gücü yettiğince” …
Neden diyemiyoruz: “Kendim çizebilmeliyim yeteneklerim el
verdiğince” …
Neden kullanayım bir başkasının yazılı metnini ya da
görselini?...
Çok mu zayıf kalemim, yeteneklerim?...
Yansıtamaz mıyım odaklandığım bir konuya ilişkin düşünce ve
duygularımı yazarak, çizerek?...
Yapamaz mıyım bir ritüelin ikonik görselini?...
“Denemeliyim, yapabilirim” diyebilmeli eli kalem tutabilen
herkes…
Özgüvenle: “Hem kısa bir metin yazabilir hem de çizebilirim
bir ritüelin görsel ikonunu” denilebilmeli…
Kazandırılmadı mı bize ilkokul sıralarında okuma-yazma ve
çizim yeteneği? …
Hani kurda sorulan ünlü bir söz var ya: …
-
Neden ensen kalın ey kurt?!...
-
Kendi işimi kendim görürüm de ondan! …
Kalın tutarak, karartmadan enseyi, kendimiz denemeliyiz
yazmaya, çizmeye…
Herhangi bir ritüele ilişkin bir ikonik görseli metinle
bezemeye kendimiz de deneyebilmeliyiz...
Dahası…
Kime hitap edildiği belli olmayan, adı-sanı bile belli
olmayan, öznesiz metin ve görseller alabiliyoruz sosyal medya mecralarında dost
ve arkadaşlarımızdan…
Yanıtlamak zorundayız sosyal medya mecralarında
ekranlarımıza düşen belirli ritüellere ilişkin hazır şablonik, ikonik ve görsel
metinli gönderilere…
Medya mecralarından ekranlarımıza düşen gönderiye, nezaketen
de olsa onamadığımız halde, mecburiyetten şu emojileri (👍🙋♀️) kullanarak yanıt veriyoruz çoğu
kez…
Dolayısıyla…
Şablonik ise gelen gönderi…
Al sana ikonik emojili gönderi…
- Dahası, sosyal medya mecrasında ekranımıza öznesiz,
hitapsız düşen bir metin ya da ikon mu geldi! …
- “Kopyala-yapıştır” yolu ile gönder telefon rehberinde
bulunan herkese öznesiz, hitapsız anlayışıyla …
Ne kadar kolay; değil mi?...
Çok mu zor gönderilen kişiye hitaben adını-sanını yazabilmek?...
Örneğin; “Sevgili Anneciğim, Sevgili Babacığım, Canım Kızım,
Canım Oğlum, Sevgili Öğretmenim, Çok Kıymetli Arkadaşım, Sevgili Kardeşim,
Sevgili Ağabeyim…” gibi …
Bulmuş kolayını insanımız…
Girmeden zahmete: “kopyala-yapıştır” …
Tebrik kartları vardı dijitalleşme öncesi dönemde…
Açık zarflı…
İndirimli pul yapıştırılarak PTT yoluyla gönderilirdi tebrik
kartları…
Keyifle defaten okunurdu o görsel ikonlu tebrik kartlarının
arkasına yazılanlar…
Göndericinin yazdığı kaleminin ne olduğuna, yazının şekline
şemailine bakılırdı neyi çağrıştırıyor diye…
Kalktı ortadan o geleneksel kartlar dijitalleşmeyle birlikte…
Oysa; kendi yapıtımız olabilmeli yazılan, çizilen…
Kendimizi, bizzat kendimiz ifade edebilmeliyiz…
Not: Bu makalenin
tamamı özgün olup yazarın kendisine aittir. Yazarın unvan, ismi ve soy ismi
yazılmak kaydıyla paylaşılabilir.
Special Days and Social Media
Messages
Written by: Assoc. Prof. Dr.
Hüseyin GÜL
We have gone digital…
The presentation and address of our traditions and customs
regarding rituals have changed…
But what about templated icons and texts?…
Why can't we say: "I should be able to write to those
close to me, to the extent my pen allows"…
Why can't we say: "I should be able to draw, to the
extent my abilities permit"…
Why should I use someone else's written text or visual?…
Is my pen truly that weak, are my abilities truly that
limited?…
Can I not reflect my thoughts and feelings about a topic I
focus on through writing and drawing?…
Can I not create an iconic visual for a ritual?…
Everyone who can hold a pen should be able to say: "I
should try — I can do it"…
With self-confidence, one should be able to say: "I can
both write a short text and draw the iconic visual of a ritual"…
Were we not taught the ability to read, write, and draw back
in our primary school years?…
There is, after all, that famous saying asked of the wolf:…
— Why is your neck so thick, O wolf?!…
— Because I handle my own affairs, that's why!…
Without letting our necks thicken or darken, we ourselves
should try to write and draw…
We ourselves should try to adorn an iconic visual related to
any ritual with our own words…
What's more…
On social media platforms, we receive messages and visuals
from our friends and acquaintances where it is unclear who is being addressed —
with no name, no identity, no subject whatsoever…
We are obliged to respond to ready-made templated, iconic,
and visually texted posts related to certain rituals that land on our screens
through social media channels…
Most of the time, we respond to posts that appear on our
screens from media platforms — even out of mere courtesy, even when we do not
truly approve — by simply using these emojis (👍🙋♀️)…
And so…
If what arrives is a templated message…
Back goes an iconic emoji-laden reply…
And moreover, if a
text or icon arrives on our screen through social media with no subject, no
addressee!…
Simply copy and paste
it, and send it to everyone in your phone contacts — nameless, addressless…
How easy it is, isn't it?…
Is it truly so difficult to write the name of the person you
are sending to?… For example: "My dearest Mother, My dearest Father, My
darling Daughter, My darling Son, My dear Teacher, My most valued Friend, My
dear Sister/Brother, My dear Elder Brother…" and so on…
People have found the easy way out…
Without going to any trouble: "copy and paste"…
There were greeting cards in the pre-digital era…
With open envelopes…
Greeting cards were sent via the postal service with
discounted stamps affixed…
What was written on the back of those visually iconic
greeting cards would be read with joy, time and again…
One would look at what kind of pen the sender used, at the
shape and form of the handwriting, wondering what it evoked…
Those traditional cards have disappeared with
digitalization…
And yet — what is written and drawn should be our own
creation…
We should be able to express ourselves, by ourselves…
Note: This article is entirely original and belongs
to the author. It may be shared provided the author's title, first name, and
last name are stated.
Yorumlar
Yorum Gönder